Bir dilim peynirli ekmek, içi cevizli hurma, birkaç badem ve mandalin. İşte Lucas'ın kahvaltı paketi. Bugun onun sınıfında görevliydim. Kahvaltısını herkes bitirmiş oynamaya başlamıştı ki hepimiz güneşin doğuşuna bakakaldık. Bu nasıl bir sihirdir. Norveç'te kuzey ışıkları dışında birçok doğa güzelliğine şahit oldum. Gökkuşağı, bulutların arasından inen keskin güneş ışıkları, çizgi filmlerdeki gibi masalımsı yağan kar, elime konan ve gözle değişik şekilleri belli olan kar kristalleri... Ama gökyüzünde oluşan renkler bana umut vaad etmiştir hep. Güzel günler var daha demektir..
İşte sabah gün ağarma sancıları, saat 9.30 civarı.. Harika!
Ve gurbette aşure :-) Hala Lucas'ı alıştıramadım ama benim favorim! Bu hafta Türk yemekleri vardı hep menüde. Evde yaptığım turşucuğum da bize eşlik etti. Ya ne öyle haşlama patates, sebze, balık.. Özlemişim karnım doydu valla :-) Şaka bi yana midem ve Lucas n'oluyoruz gibi bir tepki verdi. Ağır geldi herhalde çocuğa :) Her akşam çay içer oldum yemeklerden sonra..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder